|
|
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
Kısa Bilgi |
| Balıkesir ili, Marmara ilçesi, Avşa Adası, Türkeli Beldesi, Manastır Mevkiinde
(ismini üzerinde bulunan manastırdan almıştır) bulunan "Hagios Georgos" Manastırında, Kültür Bakanlığı, Anıtlar ve
Müzeler Müdürlüğü`nün müsaadeleri ile Balıkesir Müzeler Müdürlüğü'nün denetiminde temizlik çalışmalar yapılmıştır. Manastır
kalıntılarına iskele meydanından yürüyerek yarım saatte, taksi ile 5 dakikada gidilmektedir. Fener Rum Patrikanesi
Kütüphanesinde olan Gedeon`un Kitabında ( Pera,1895 ) Afusia olarak isimlendirilen Avşa`daki manastırın, 1628 tarihinde
Leonidas ve Siemon isimli 2 papaz tarafından inşaa edildiği, 1834` te Kouteli`li ( Ekinlik Adası ) papaz Antimos tarafından
resterasyon yaptırıldığı, Aynaroz`daki "Batopedion Manastırı`na" bağlı olduğu ve manastırdan her yıl 6,5 florya 18
kuruş para yardımı geldiği yazılıdır. Daha sonra bu para yardımı her yıl artarak 1842`de 200 kuruşa kadar çıkmıştır.
Manastır 2 katlı olup toplam 80 odası ( her katta 40 oda ) olduğu rivayet edilmektedir. Bölgenin meşhur papaz okuludur.
Manastır 23 pafta 617 parselde 2372.00 metrekare ve 657 parselde 340 metrekare olmak üzere toplam 2712.00 metrekarelik
bir alanı kaplamaktadır. Bu alan Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından tescil edilerek sit alanı
olarak kabul edilmiştir. |
|
|
 |
Yapılan Çalışmalar |
Tüm
sahayı örten çalılık ve incir ağaçları kesilip (resim 1)
temizlendikten sonra, açığa çıkan temellerden
anlaşılacağı gibi manastır tarihinde de belirtilen 2
yapı evresi izlenmektedir :
|
|
|
 |
-1- |
Temellerden büyük
bir kısmı irili ufaklı taşlar, granit taşlar arasında,
çamura saman katkılı çamur harçlı, bazı yerlerde çamur
sıva, bazı yerlerde kireç sıva üzerine sarı veya bej
renkte badanalıdır. Çamura kum katkısı ile pişirilerek
büyük tuğla bloklar yapılmıştır. Meşe ağacından
direkler, her boyda çiviler ( 7-30 cm. arasında ) ve
üzerinde Ahmet Ali Paşa - Mürefte ( Myrapityon )
kiremitler kullanılmıştır. Buluntular, manastırın ilk
yapılış tarihi olan 1628`e tarihlenmektedir. (resim
2)
|
|
|
 |
-2- |

1834 yılında yapılan restorasyonda tamiratla birlikte, bazı yapılar ilave edilmiştir. Kuzey duvarı, sarnıç, dikdörtgen
biçimli çok büyük bir yapı ilaveler arasındadır.
Temellerinde adanın kendi yapı
taşı olan granit bloklar arasında horosan harç, meşe direkler, delikli tuğlalar kullanılmıştır. Kiremitler Marsilya`dan
gelmiştir.(resim 4-5-6)
 |
|
|
 |
Yapının Tanımı |
Manastır, tüm manastırlarda olduğu gibi, deniz
kenarında, etrafı duvarla çevrili büyük bir arazi
içindedir. Doğu - batı istikametinde uzanan bir kiliseyi
dört yandan çevrelediği düşünülen binalardan
oluşmuştur.
Ana bina ( resim 2-3 ), Manastır kilisesi, 11,43
metre boyunda, 7,3 metre enindedir. Doğu kısmında apsis,
batıda nartex yer alır. Naos`un boyu, apsis dahil 9,25
metredir. Apsisin bir kenarında (kuzeydoğuda) bir apsis
daha vardır. Görünüşe göre tek sahnlıdır. Apsis, naos,
nartex toprakla örtülüdür. Temeller irili ufaklı taşlar
arasına, çamura saman katkılı bir harçla örülmüş, üstü
kireçle sıvanarak, sarımsı ve bej renkte badana
yapılarak boyanmıştır. Görülebildiği kadarı ile naos`un
iç duvarları, apsis ve küçük apsisin iç yüzleri
fresklerle süslüdür. Ancak bu fresklerden çok az parça
kalmıştır. Toprak üstüne düşen tüm fresk parçaları,
mümkün olduğu kadar toplanmıştır. Bir parçada " GIO "
yazısı okunmaktadır; muhtemelen " HAGIOS "
kutsal ifadesi yazılıydı.
Naos`a 96 cm genişliğinde bir kapı ile girilmektedir.
Temizlik sırasında birçok demir parçaları bulunmuştur ( ahşap
bir kapıya ait olmalıdır ).Naos zemini 33 * 33 * 2 cm
ölçülerinde, kare şeklinde, kiremit rengi tuğlalarla
döşenmiştir. Tuğlalar, çamura kum katkısı ile yapılmış ve çok
iyi pişirilmiştir ve gayet güzel görünümleri vardir. Tuğla
zeminin altında oluk olduğu düşünülen mermer bir parça
bulunmuştur. Bir rivayete göre manastırın tabanda döşeli su
boruları ısıtıldığı da söylenmektedir. Naos`un kuzey duvarı
bitiminde, aynı zamanda küçük apsisin altında, üzeri veya
tavanı çok büyük bir levha ile örtülü bir mekan yer alır.
Buradan aşağıya doğru 5 basamak merdivenle inilir. Duvarlarda
sağda ve solda nişler vardır. Sağdaki nişin ölçüleri 60*75 cm,
soldakinin ise 50*46 cm`dir. Merdivenlerin altı yarım yuvarlak
bir biçimde sonlanır. IJçi tatlı su ile dolu bulunmuştur.
Muhtemelen bir kuyudur. Sağdaki nişin bir kısmı kırılmıştır.
Kırılan yerden içeri doğru baklıdığında, yapısının kilisenin
temel duvarları ile aynı zamana ait olduğu anlaşılır.
Muhtemelen bu kısım da kilise yapılırken inşa edilmiştir.
IJrili ufaklı taşlar arasında, çamura saman katkılı harç
kullanılmış, 1 cm kalınlıkta kireç sıva ile sıvanmış ve
üzerine badana yapılmıştır. Kuyunun temizlenmesi sırasında
tabak parçaları, çeşitli boyda çiviler, demir parçaları, üzeri
Rumca yazılı, çatıdan düşmüş kiremit parçaları, demir bir su
borusu, büyük kısımları yanmış odun parçaları, at nalı
şeklinde yanmış bezemeli bir kilise eşyası çöplerle karışık
olarak bulunmuştur.
Gerek kuyudan ve gerekse yüzeyden bol miktarda toplanan
çeşitli ölçülerdeki çiviler, muhtemelen ahşap kapılara ait
demir aksam, mürefte ( myrapition ) yazılı kiremit parçaları,
yanmış meşe ağacından mertekler, nartex-apsis bölümlerini
süsleyen freskler, kilisenin üstünün ahşap bir çatı ile örtülü
olduğunu gösterir ( onun üzeri de kiremitle döşenmişti).
Ayrıca temellerin dibine düşmüş, çamurla kumun karıştırılarak
pişirilmesi ile yapılmış tuğlaların, pek muntazam olmayan
taşlarla örülen duvarlarda, tuğla dizilerinin meydana
getirdiği tuğla hatıllar şeklinde kullanıldığını da
düşündürmektedir. Ekinlik ( Kouteli ) Adası`nda zamanımıza
kadar ayakta kalmış eski bir kilise veya manastırda tuğlaların
duvarlarda ve pencere kenarlarında kullanıldığı da
görülmektedir.
Manastır kilisesinin dışında bir iç avlu, bir de dış
avlu olmalıdır. Görünüşe göre iç ve dış avluyu çeviren
temeller, irili ufaklı taşlar, granit taşları arasına saman
katkılı, çamur harçla yapılmış, üstleri 1-2 cm kalınlıkta kireç
sıva ile sıvanmıştır.
iç avluda bir kuyu vardır. Çevresi kireç harcı ile
sıvalıdır. Burada demirden, iki ucu yuvarlak biçimde
sonlanan hafif kavisli uzun bir çubuk bulunmuştur.
Muhtemelen kuyudan kovalarla su taşımak için
kullanılmıştır. Avlunun etrafı kuzeyde 30*30 cm, güneyde
30*75 cm, batıda 28*20 cm ( alınan ölçüler toprak
üzerinde kalan temellere göredir) olan kareye yakın
temellerle çevrilidir.
Batı duvarının, güney duvarı ile birleştiği köşe, toprak altında kaldığından biraz
kazılmıştır. Mermerden parçalarin arasında, irili ufaklı
taşların da kullanılmasıyla çamurdan bir sıvı ile
örülmüştür. Duvarın iç yüzünde daha geç devre ait olması
muhtemel tuğla ve horasan harç kullanılarak yapılmış ve
demir kenetlerin de bağlayıcı olarak konulduğu bir yapı
vardır fakat ne amaçla yapıldığı anlaşılmamaktadır.
Duvarın dış yüzünde ise üzeri kireç harcı ile sıvanmış
45*80 cm ölçülerinde içi hafif yuvarlak ocağa benzer bir
yapı yer almıştır. Batı duvarı ve temeller çok tahrip
olduğundan hemen hemen hiç birşey kalmamıştır.
Doğu duvarının
temelleri de aynı yapı tekniğindedir. Yani irili ufaklı
taşlar ve mermer parçaları arasına saman katkılı çamur
harçla örülmüş, üzerine kireç harcı ile sıva
yapılmıştır. Doğu duvarının güney duvarı ile birleştiği
köşede ise, içten içe 180*150 cm ölçülerinde bir fırın
yer almaktadır. Alttan 1-7 sırada, 22*12 cm ölçülerinde,
yüksekliği 5,5 cm olan tuğladan, 7-12 sıra arasında ise
15*3 cm ölçülerinde tuğlalar kullanılarak çamur harçla
bindirme tekniğinden de yararlanılmıştır. Temizlik
sırasında çok kalın bir kül tabakası, uzunluğu 50 cm
kadar olandan demir bir maşa, fonksiyonları pek
anlaşılamayan demir objeler ve büyük bir anahtar
bulunmuştur.
Güldem Polat
|
|
 |
 |
 |
 |
|
|
|